MAKALE | MUTLULUĞUN SIRRI SOL CEBİNİZDE






MUTLULUĞUN SIRRI SOL CEBİNİZDE

“Mutluluk iyi bir aşçı, iyi bir banka hesabı, iyi bir sindirim sistemidir.”

-Jean Jacques Rousseau

 

                Mutluluğu iyi yemek, iyi sıçmak ve iyi yaşayabilmek olarak tanımlayan Rousseau gibi, yüzyıllar boyunca yazarlar, şairler, devlet adamları ve filozoflar mutluluğun formülünü sorguladı. Mutluluğun ne olduğu ve nasıl elde edilebileceği, üzerine yüzlerce teori üretilen ancak cevabı bulunamayan bir olgu olarak kaldı. İlginçtir ki mutluluk, doğrudan psikoloji biliminin ilgi alanına giren bir olgu olmasına karşın, bilimsel olarak incelenmeye ancak son 30 yılda başlandı. Çünkü psikoloji bilimi ortaya çıkarken ve gelişirken temel amacı, ruhsal hastalıkları sınıflandırmak, teşhis koyabilmek ve tedavi edebilmekti. Kimsenin sağlıklı bir psikolojiye sahip olan insanın özelliklerini keşfetmek veya ruh sağlığını arttırmak gibi bir amacı yoktu. Mühim olan sağlıksız olanı ayırt edebilmek ve sağlıksız olanı, daha az sağlıksız veya nötr bir duruma getirebilmekti.

                Psikolojinin ortaya çıktığından bu yana bir asır boyunca hastalık odaklı çalışmalar yapması, bugün ruhsal hastalıklar konusunda müthiş bir ilerlemeyi sağladı. Normal bir insanın nasıl daha mutlu olabileceği üzerine düşünülmeye başlanması ise, pozitif psikoloji adı verilen, Martin Seligman ve Mihalyi Csizkzentmihalyi’nin öncülüğünde ortaya çıkan yeni bir bilim dalıyla gerçekleşti. Nihayet bugün mutluluk bilim dünyasında, öznel iyi oluş adıyla kendine yer buluyor. Öznel iyi oluş denmesinin bir sebebi var: Dünyada ne kadar insan varsa, mutluluğun o kadar formülü olmasından dolayı. Yani mutluluğu size hiçbir doktor, hiçbir terapist, hiçbir alkol çeşiti, hiçbir kişisel gelişim kitabı, hiçbir banka hesabı vermiyor. Mutluluk ya da bilimsel adıyla öznel iyi oluş şu şekilde tanımlanıyor; Bir insanın, kendi yaşamını, kendi kriterleriyle değerlendirdiğinde bundan memnun olduğunu söyleyebilmesi, sık sık sevinç, gurur, sevgi gibi olumlu duygulanımlar yaşaması ve nadiren olumsuz duygulanım yaşaması. Kendi yaşamını kendi kriterleriyle, yani aslında mutluluğun formülü herkesin sol cebinde.

                Madem mutluluk sol cebimizde, neden elde etmesi ve koruması bu kadar zor? Çünkü çoğu zaman ya elimizi başka cebimize, ya da başkalarının ceplerine atıyoruz. Şimdiye yapılmış ve yapılmakta olan araştırmalar diyor ki; bazı insanların diğerlerine göre daha mutlu olmasını sağlayan hiçbir dış faktör yok. Yaşanılan ev, kullanılan araba, banka hesapları, seks, evli olmak, bekar olmak, işsiz olmak, yönetici olmak... hiç ama hiçbir şeyin mutluluk üzerinde dikkate değer bir etkisi yok. Lotodan yüklü para kazanan insanlarla bir araştırma yapıyorlar, lotoyu tutturmalarının üzerinden sadece 6 ay geçtikten sonra, mutluluk düzeylerinin düştüğü gözleniyor. Bambaşka şartlarda yaşayan tek yumurta ikizlerinin aynı sayılabilecek mutluluk düzeyinde olduğu defalarca gözleniyor. Bu da bize mutluluğun tamamen içsel referansla ortaya çıktığını hatta genetiğin çok etkili olabildiğini gösteriyor. “Şu okul bir bitsin, Şu işi bir bulayım, şu kızla bir evleneyim, maaşıma şu zam gelsin, hele bir çocuğum olsun” diye mutluluğu bekleyen insanlar mutsuz bir yaşam sürmeye mahkumdur çünkü eli hep sağ cebinde geziyordur.

                Mutluluğun öznel oluşuna karşın, mutlu insanların birtakım ortak özellikleri olduğu ve bu özelliklerin, mutsuz insanların çoğunda olmadığı da keşfedilmiş durumda. Nedir bunlar?

                Anlamlılık

                Mutlu insanlar, hayattan beklentileri kalmadığı anda, hayatın onlardan bir şey bekleyebileceğini düşünebilen, kendi hayatına kendi anlamını katan insanlardır. Onlar bir şeyi, yapmaları gerektiği için değil, yapmalarının bir anlamı olduğu için yaparlar.

                Özerklik

                Mutlu insanlar toplumun kendisi değil, toplumun sadece bir parçası olarak yaşamayı becerebilen insanlardır. Arkadaş çevresi, ailesi, kültürü onun için her zaman önemlidir ancak esaret altında değildir.

                Akış Deneyimi

                Mutlu insanlar çok iyi yapabildikleri en az bir şeyi keşfetmiş ve çok iyi bildikleri şeyi yapmalarını sağlayan etkinliklere sık sık katılan insanlardır. Her insanın profesyonel düzeyde olmasa da çok iyi yapabileceği en az bir şey vardır. Örneğin çok iyi tükürürüm diyorsanız, bol bol tükürün, her seferinde daha uzağa tükürmeye çalışın, rüzgara karşı tükürün, rüzgarı arkanıza alın tükürün, şaşırtıcı ama bu sizi mutlu edecek.

                Süreç Odaklılık

                Mutlu insanların diğerlerine göre belirgin özelliği, elde ettiklerine ya da kaybettiklerine değil, yaşadıkları deneyime odaklanmalarıdır. İki dağcı düşünün, birisi mutluluğu zirvede bulacağını düşünürken, diğeri mutluluğu tırmanırken de bulabileceğini düşünüyor. İkisinin de bir şekilde zirveye çıktığını düşünelim. İkisi de mutlu olacak. Ama ya çıkamazlarsa? O zaman mutluluğu zirvede arayan dağcıyı kısa bir depresyon süreci bekliyor olacak, ama öteki yine de bir şekilde mutlu.


Uzm. Psikolojik Danışman İsa Özgür ÖZER